“Ambarı boş olanın boynu bükük olur !”

0
1371

Kars Peyniri Proje Yöneticisi İlhan Koçulu: “Ambarı boş olanın boynu bükük olur !”

Kartepe Zirvesi’nden gıda güvenliği vurgusu: “Ambarı boş olanın boynu bükük olur!”
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 4’üncüsü düzenlenen 2022 Kartepe Zirvesi’nin ikinci günü, Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleşen oturumlarla devam etti. Bu yıl “Dirençli Şehirler ve Şehrin Dönüşümü” konusunun ele alındığı oturumlarda farklı konulara çözüm önerileri arandı.

Öğr. Üyesi Dr. Fatih Turan Yaman: “Biz ülke olarak sanayileşmeyi beceremedik. Göç ve sanayileşme nedeniyle insanın tarım ile olan ilişkisi kesildi. Ama insanımızın tarım ve toprakla olan ilişkisi batılı ülkeler kadar fazla değil. Bizim halen hafızamızda toprak var. Bu hafızayı kullanabiliriz”

Kartepe Zirvesi’nin ‘Kırsal Kalkınma ve Şehirler’ oturumunda konuşan Kars Peyniri Proje Yöneticisi İlhan Koçulu, “Paranız varsa yakın zamanda gıda alamayacaksınız diyorum ve iddia ediyorum. Ambarı boş olanın boynu bükük olur” diyerek, üretim ve gıda güvenliğinin önemine dikkat çekti.

Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Gülçubuk ise, “Kırsal nüfusu sadece tarımsal üretim kapsamında tutamayacağız. Gençlerin kırsalda refah göstergelerine ulaşabilmesi gerekiyor” dedi.

 

”Kocaeli Belediyesi, ata tohumunu gün yüzüne çıkarttı”

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 4’üncüsü düzenlenen 2022 Kartepe Zirvesi’nin ikinci günü, Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleşen oturumlarla devam etti. Bu yıl “Dirençli Şehirler ve Şehrin Dönüşümü” konusunun ele alındığı oturumlarda farklı konulara çözüm önerileri arandı.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin tarıma ve çiftçiye yönelik desteğinin gündeme geldiği oturumda, Prof. Dr. Uğur Ömürgönülşen “Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, ata tohumlarını araştırmış. Unutulmaya yüz tutmuş birçok tohum tekrar gündeme getirilmiş ve tarıma kazandırılmış” dedi.

“Ambarı boş olanın boynu bükük olur !”

İLK OTURUM TARIM VE GIDA
Bu kapsamda Süleyman Paşa Salonu’nda gerçekleştirilen ilk oturuma Prof. Dr. Sedat Murat başkanlık etti. Oturumda, Tarım ve Gıda Politikalarının “Şehir Yaşamına ve Tedarik Ağlarına Etkisi” tartışıldı. Prof. Dr. Uğur Ömürgönülşen, “Türkiye’de Büyükşehir Belediyelerinin Yerelde Kalkınmaya Yönelik Tarımsal Faaliyetlerdeki Rolü; Öğr. Üyesi Dr. Fatih Turan Yaman ise “Dirençli Şehir ve Gıda Güvenliği Kapsamında Tarım Kent Uygulaması” konusunu ele aldı.

“Ambarı boş olanın boynu bükük olur !”

“SU VE ENERJİ ÜLKEMİZİN EN ÖNEMLİ 2 KONUSU”
Oturum Başkanı Prof. Dr. Sedat Murat; “Türkiye’de özel ilgi gösterilmesi gereken bir alan tarım politikalarıdır. Özellikle yerel yönetimlerin bu konuda çok etkili ve yönlendirici, ulusal ve uluslararası projeler üretmesi gerekiyor. Ülkemiz için gelecekte konuşulacak iki önemli konu su ve enerji. Bugün gelinen noktada sıkıntılar yaşamamıza rağmen su hoyrat bir şekilde kullanılıyor. Tarım arazilerine gereken önem gösterilmiyor” ifadesini kullandı.

“Ambarı boş olanın boynu bükük olur !”

“KOCAELİ ATA TOHUMUNU GÜN YÜZÜNE ÇIKARIYOR”
Prof. Dr. Uğur Ömürgönülşen oturumda, 2012 tarihli ve 6360 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesi ile birlikte Büyükşehir Belediyelerinin rol ve faaliyetlerinde önemli değişiklikler meydana geldiğini aktardı. “Bunlardan biri de Büyükşehirlere tarım ve hayvancılıkla alakalı birtakım görevler verilmesi oldu” diyen Prof. Dr. Ömürgönülşen, “2014 Yılından itibaren yerel yönetimler tarıma ciddi yönelimler gösterdi. Ev sahibi olduğumuz Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Büyükşehir Belediyeleri arasında öne çıkıyor. Çiftçilere yem bitkisi, tohum desteği, tıbbi ve aromatik bitki ile hayvancılığa yönelik desteklemelerde bulunmuş. Ama daha önemli bir konu var. Ata tohumu. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, ata tohumlarını araştırmış. Unutulmaya yüz tutmuş birçok tohum tekrar gündeme getirilmiş ve tarıma kazandırılmış” ifadesini kullandı.

“Ambarı boş olanın boynu bükük olur !”

“HAFIZAMIZDA TOPRAK VAR”
Söz konusu oturumda, İstanbul Rumeli Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Fatih Turan Yaman ve Esin Yalçıntaş’ın hazırladığı Dirençli Şehir Ve Gıda Güvenliği Kapsamında Tarım Kent Uygulaması: İstanbul, Silivri Örneğini ele aldı. Öğr. Üyesi Dr. Fatih Turan Yaman; “Biz ülke olarak sanayileşmeyi beceremedik. Göç ve sanayileşme nedeniyle insanın tarım ile olan ilişkisi kesildi. Ama insanımızın tarım ve toprakla olan ilişkisi batılı ülkeler kadar fazla değil. Bizim halen hafızamızda toprak var. Bu hafızayı kullanabiliriz” açıklamasında bulundu. Öğretim görevlisi Esin Yalçıntaş ise Tarım Kent Uygulaması İstanbul, Silivri Örneğini gösterdi.

“Ambarı boş olanın boynu bükük olur !”

“KENT POLİTİKALARINDA DİRENÇLİLİK ELE ALINIYOR”
Öte yandan Süleyman Paşa Salonu’nda gerçekleştirilen ikinci oturumda “Kentsel Bağışıklık ve Sürdürülebilirlik” başlığı altındaki konular ele alındı.
Prof. Dr. Adem Esen’in başkanlığında yapılan oturumun ilk başlığı “Dirençli Kentler İçin Kentsel Bağışıklık” oldu. Dr. Özkan Yalçın; kentsel dirençlilik kavramının; kentleşme, kalkınma, iklim değişikliği ve sürdürülebilirlik gibi önemli küresel sorunlara yanıt olarak küresel politikaları uygulamak için kullanılan yaygın bir kavram olduğunu söyledi.

Türkiye’de dirençlilik kavramının afet ile anıldığına dikkat çeken Dr. Özkan Yalçın, “Son zamanlarda ise bu kavram Covid-19 pandemisi nedeniyle özdeşleştiriliyor. Bu kapsamda bazı belediyelerin Kent politikaları ve uygulamalarında kent dirençliliğini göz önünde bulundurularak eylem planları hazırlanıyor” dedi.

“KENT YÖNETİMİNDE STK’LAR ÖN PLANA ÇIKACAK”
Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi’nden Doç. Dr. Seda Bostancı ise “Kentler Direnç Kazanmak İçin Sürdürülebilir mi Akıllı mı Olmalı? konusunu işledi. Bostancı; sunumunda, dirençlilik konusunda afetler ve krizlerin öne çıktığını kaydetti. Doç. Dr. Bostancı, “Günümüzde pandemi, çevre sorunları, küresel iklim değişikliği, doğal afetlerde yaşanan artış ve gelir adaletsizliğinden kaynaklanan toplumsal olaylar, kentlerin geleceği için endişeye neden olmaktadır. Bu koşullar yerel yöneticilerin daha fazla paydaş ile ortak karar almasını gerektiren bir ortam oluşturuyor. 2030 sürdürülebilir kalkınma hedefleri STK’ların kent yönetimde olmasını öngörülüyor” ifadesini kullandı.

“Ambarı boş olanın boynu bükük olur !”

“SONUCA DAYALI PAYDAŞ ETKİLEŞİMLERİ”
Kartepe Zirvesi 2022’ye Endonezya’dan konuk olan Zulfikar Dinar W. Putra ise, Covid-19 pandemisi sırasında sosyal hizmetlerin işleminde temel girişimlerin geliştirilmesi konusunda görüş belirtip, “Covid-19 sırasında hükümet, pandeminin etkisini artıran büyük ölçekli politikalara odaklanma eğilimindeyken, kentsel topluluklar pandeminin etkisiyle başa çıkmak için küçük ölçekli girişimlerini sürdürüyor. Ancak, hizmetleri üreten aktörler ve hizmetin sonuçları net bir şekilde haritalandırılmamıştır. Bu çalışma, Marjinal Okul Topluluğunu bir vaka çalışması olarak kullanarak taban girişimlerinin paydaşlarını ve sonuçlarını araştırmayı amaçlamaktadır. Paydaş analizini kullanan bu çalışma, kilit paydaşları, diğer paydaşlarla etkileşimlerini ve topluluğun sonucunu göstermektedir. Sonuca dayalı olarak, paydaş etkileşimlerine ve sonuçların türüne dayalı olarak tabandan inisiyatif geliştirme çerçevesi sunulmaktadır” dedi.

“Ambarı boş olanın boynu bükük olur !”

“YERALTI SUYU ÖRNEKLERİ DE 300 KATILIMCIDAN TEST EDİLDİ”
Pakistan Faisalabad Tarım Üniversitesi’nden Mahreen Alam ise doğal kaynaklar ve gıda güvenliği ile ilgili konuştu. Mahreen Alam, “Hızlı kentleşme yeraltı suyunun kirlenmesine katkıda bulunuyor. Düşük yeraltı suyu kalitesi, yaygın olarak içme ve sulama amaçlı kullanıldığı için gıda güvensizliğini artırmaktadır. Ana amaç, artan kentleşmenin yeraltı suyu kalitesi ve gıda güvenliği üzerindeki etkisini analiz etmektedir ve veriler 300 katılımcıdan toplanmıştır. Yeraltı suyu örnekleri de 300 katılımcıdan test edildi. Mevcut çalışma, atık su ve katı atıkların bilimsel olarak yönetilmesini ve acil olarak düzenlenmesini önermiştir. Yüksek katlı bina sistemi geniş bir ölçekte tanıtılmalıdır” dedi.

“Ambarı boş olanın boynu bükük olur !”

“HAVA KALİTESİ İZLEME TABANLI CİHAZ ÖNERİYORUZ”
Kartepe Zirvesi 2022’ye İspanya’dan katılan Eduardo Illueca Fernandez, iklim değişikliği konusunda görüşlerini bildirerek, “Kentsel sağlık ve iklim değişikliği, Paris Anlaşması nedeniyle düşük emisyon bölgelerinin oluşturulması olarak teşvik edildi. Bu nedenle, hipertokalio sensörlere ve sinyallerini iyileştirme yöntemlerine dayalı yüksek çözünürlüklü ağlar oluşturmak esastır. Anahtar yeniliklerden biri veri kalitesi ve cihazların yüksek uzaysal çözünürlüğüdür. PM ölçümü için yenilikçi bir yaklaşım sunuyoruz, gerçek zamanlı ölçümler için bir hava kalitesi izleme tabanlı cihaz öneriyoruz. Yazılımımız, makine öğrenimini uyguladığımız higroskopik yarıçapın artışını önleyen bir nem düzeltme algoritması içeriyor. Sinyali iyileştiriyoruz ve yöntemimiz GR MM-TD’ye karşı gerçek bir senaryoda test edildi. PM2.5 ve PMI fraksiyonlarını yüksek hassasiyetle ölçüyoruz” dedi.

“Ambarı boş olanın boynu bükük olur !”

 

OTURUMUN DİĞER KONULARI
Atatürk Üniversitesi’nden Arş. Gör. Şüheda Altunok, Sakin Kent Hareketinin Nüfus Kriteri Bağlamında Seferihisar Ve Halfeti’nin Değerlendirilmesi konu başlığı altında araştırmasından örnekler verdi. Ankara Üniversitesi’nden Dr. Öğretim Görevlisi Moynul Ahsan ise Suya Duyarlı Ankara Şehri: Mevcut Uygulamalar, Zorluklar Ve Fırsatlar konusunu işledi.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde gerçekleşen Kartepe Zirvesi 2022’nin ikinci gününün son oturumunda ‘Kırsal Kalkınma ve Şehirler’ konusu ele alındı.

Moderatörlüğünü Cemre Hareketi Kurucu Ortağı Prof. Dr. Meltem Onay’ın yaptığı oturuma, Türkiye İsrafı Önleme Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. Aziz Akgül, Kars Peyniri Projesi Yöneticisi İlhan Koçulu, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Gülçubuk katıldı.

“Ambarı boş olanın boynu bükük olur !”

İklim değişikliği hep kentsel yaşam üzerinde gidiyor.

Türkiye’nin kalkınma ve şehirlere yönelik stratejisini katılımcılara anlatan Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Gülçubuk, “Tarımı benimseyebilecek bir genç nüfusumuz var mı? Bu konuda pek de umutlu değiliz. Gençleri kırsalda ne yaparsak tutabiliriz, bunu konuşmalıyız. Türkiye şunu biliyor. Kırsal nüfusu sadece tarımsal üretim kapsamında tutamayacağız. Gençlerin kırsalda refah göstergelerine ulaşabilmesi gerekiyor. İklim değişikliği hep kentsel yaşam üzerinde gidiyor. Ancak kırsal alanı hem üretim hem geçim hem de yaşam alanında çok fazla etkiliyor. Kırsal alanda kalkınma hedeflerine ulaşmamız lazım. Kırsal kesime pozitif ayrımcılık uygulanmalı. Hali hazırdaki kırsal nüfusla direnç yaratamayız. Kır kenti beslemeye çalışıyor. Peki kent karşılık olarak ne yapacak? Kırsaldaki yatırımları arttırmalı” dedi.

“Ambarı boş olanın boynu bükük olur !”

Köydeki küçük çiftçiyi destekleyin, pazara ulaşımına destek verin.

Kars Peyniri Projesi Yöneticisi İlhan Koçulu ise konuşmasında şunları söyledi:

“Her yerde karbon ayak izimiz var. Bu neden oluşuyor? Küresel gıda politikaları dışında, yereli küçük çiftçiyi ülkenin tüm tarım potansiyellerini harekete geçirebilecek adımlar konusunda ağır hareket ediyorlar. Paranız varsa yakın zamanda gıda almayacaksınız diyorum ve iddia ediyorum. Tek çözüm ülkemizin topraklarını işleyebilmek. Bunun yolu da büyük hareketlerle olmuyor. Köydeki küçük çiftçiyi destekleyin, pazara ulaşımına destek verin. Böylelikle bu ülke gıda sorununu çözsün. Ambarı boş olanın boynu büküktür. Her yıl biyo-çeşitliliğimiz azalıyor. Biyo-sistem üzerinde kullanılan kimyasallar toprakların asit seviyesini yükseltiyor bu nedenle topraklar tarım için kullanılamıyor.

Kartepe Zirvesi’nden gıda güvenliği vurgusu: “Ambarı boş olanın boynu bükük olur!”

İlk başta göç ekonomik gözükür, ancak hepsi bu değildir.

Biz kimya kullanmıyoruz, hayvan gübresi kullanıyoruz. Özel olarak böyle bir adım attık. İlk başta göç ekonomik gözükür, ancak hepsi bu değildir. Köylüler sosyalleşemiyor. Bu büyük bir sorun. Pembe bir dünya çizmek istemem ancak şu mümkündür; toprağa saygılı davranırsak geriye dönmeye başlar ve kaybettiklerimizi kazanmaya başlarız.”

“Ambarı boş olanın boynu bükük olur !”

Türkiye İsrafı Önleme Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. Aziz Akgül ise, “İnsanları mutlu hale getirebilecek bir yönetim anlayışı uygulanmalı” dedi.

Bakan Kurum Kartepe Zirvesi’nde konuştu: 2035 yılına geldiğimizde kentsel dönüşüme girmemiş hiçbir konut kalmayacak..

Bakan Kurum Kartepe Zirvesi’nde konuştu: 2035 yılına geldiğimizde kentsel dönüşüme girmemiş hiçbir konut kalmayacak

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “Dirençli Şehirler ve Şehrin Dönüşümü” temalı Kartepe Zirvesi’nde konuştu. Kocaeli’nde müjde veren Bakan Kurum, Bakanlık ile Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin birlikte Körfez’de dip çamuru temizliği başlatacağını duyurdu.

Her yıl düzenlenen ancak pandemi sebebiyle 2 yıl ara verilmek zorunda kalınan Kartepe Zirvesi; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, eski Almanya Başbakanı Gerhard Schröder, UNDP Türkiye Mukim Temsilcisi Louisa Vinton, Kocaeli Valisi Seddar Yavuz ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın ile 25 ülkeden 350’nin üzerinde katılımcıyla Green Park Otel’de başladı.

“81 İLİMİZİN AYNI ŞARTLARDA BÜYÜMESİ HEDEFİMİZ VAR”

 

Bilim insanlarının yakın gelecekte dünya nüfusunun 9,7 milyara ulaşacağı öngörüsünü hatırlatan ve gelişmekte olan ülkelerin nüfusunun da yaklaşık yüzde 63’ünün şehir merkezlerinde yaşayacağını belirten Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “Tüketimin de yüzde 91’i yine şehirlerimizde gerçekleşecek.

Birleşmiş Milletler’e göre 2030’da ciddi bir artışla mega şehir sayısı 41’e çıkacak ve yine orta ölçekli dediğimiz şehir sayısının da 558’e çıkması öngörüsü var. Ülke olarak 1950 yılında 500 bini aşan şehir sayımız sadece 2 iken bugün 40’ı aşmış durumdayız.

81 ilimizin aynı şartlar dâhilinde büyümesi hedefimiz var. Yani 81 ilimizin tamamında vatandaşımız eşit şartlarda eğitim, sağlık, kültür ve sanayi alanında yaşasın istiyoruz.

Bu anlamda da 81 şehrimizde üniversitelerimizi kurduk ve işin eğitimle başlayacağı anlayışıyla tüm şehirlerimizin altyapısını da bu manada güçlendiriyoruz.” dedi.

bakan-kurum-kartepe-zirvesinde-konustu-2035-yilina-geldigimizde-kentsel-donusume-girmemis-hicbir-konut-kalmaya-1648149763331.jpeg

“İKLİM ŞûRASI SONUÇLARINA GÖRE DİRENÇ ARTTIRICI ADIMLARI ATMAMIZ GEREKİYOR”

Bakan Kurum, geçtiğimiz ay Konya’da düzenlenen İklim Şûrası ile ilgili olarak şunları dile getirdi:

“Felaketlerin bu denli artması bize şunu gösteriyor; mimariden şehirciliğe yine tarım ve gıda dan eğitime, üretime, finansa, ulaşım ve lojistikten çevre politikalarına kadar bu anlamda tüm yaklaşım ve yöntemleri değiştirmeye ve yeni koşullara adapte olmaya hepimiz mecburuz ve işte bu noktada da aslında Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın tüm dünyaya ilan ettiği ‘2053 Net Sıfır Emisyon’ hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımızı yürütüyoruz ve Konya’da belki de son yıllarda ender olduğunu düşündüğümüz bini aşkın katılımcıyla sivil toplum örgütlerimizin yine üniversitelerimizin, akademisyenlerimizin tüm bileşenlerin bir arada olduğu bir İklim Şûrası düzenledik ve Türkiye’nin gelecek 50 yıllık 100 yıllık stratejilerini burada hep birlikte istişare halinde belirledik ve Şura sonuçlarımıza göre de aslında tüm sektörlerde direnç arttırıcı adımları kararlılıkla ve zaman kaybetmeden atmamız gerekiyor.

Hemen ifade etmeliyim ki bu durum bir tercih değil artık zaruret hâline gelmiştir. Sosyo ekonomik faaliyetleri şehircilik, üretim, turizm, ulaşım ve eğitim faaliyetleri sürdürülebilirliğini garanti altına alacak tüm adımları acilen, ivedilikle atmamız gerekiyor. Zaten bütün dünyada kırılgan olan sosyo-ekonomik faaliyetlerin afetler nedeniyle kesintiye uğramasının da hep birlikte önüne geçmeliyiz. Bu nedenle tüm detayları ile birlikte şehirciliğin, yapı sektörünün, tarımsal üretimin, ulaşımın, sanayi üretiminin dayanıklılığını da hep birlikte artırmamız gerekiyor. Yeni binaları dirençli yapmanın yanı sıra eski yapı stokunu da dönüştürmek suretiyle şehirlerimizi dönüşümle yeni koşullara adapte etmek zorundayız. Ben bu konuda ülkemizi şanslı görüyorum çünkü koymuş olduğumuz Yeşil Kalkınma Hedefi, sürdürülebilirlik anlayışı, Yeşil Kalkınma çerçevesinde atacağımız tüm adımları bu anlayışla atacağız. Binalarımızı neredeyse sıfır enerjili bina hâline getireceğiz. Emisyon ticaret sistemini Avrupa Birliğine uyumlu hâle getireceğiz.”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz