Gıda, Tarım ve Hayvancılık Ders Olarak Okutulacak…

0
3463

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Ders Olarak Okutulacak…


Malatya İli Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği, Gıda Teknolojisi, Hayvan Yetiştiriciliği ve Sağlığı ile Tarım alanlarını Telafi Çerçeve Öğretim Programlarına eklenmesi için paydaşlarla birlikte Milli Eğitim Bakanlığı’na başvuruda bulundu. Talim ve Terbiye Kurulu, başvuruyu değerlendirerek, gectiğimiz günlerde başvuruyu onayladı.Bu bağlamda 27 hafta uygulanacak olan eğitim programı kapsamında öğrencilerin sigorta primleri ile devlet katkısı ödemesi de yapılacak.

“ÖĞRENCİLER MÜRACAATTA BULUNUYOR”…

Malatya İli Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı İhsan Akın, “2021 yılında yayınlanan Meslek Liseleriyle ilgili meslek gruplarının olduğu bir telafi eğitim programı vardı. 24 Eğitim programının içerisinde tarım, hayvancılık ve gıda yoktu. AK Parti MKYK Üyesi ve Malatya Milletvekili Öznur Çalık başta olmak üzere siyasilerimiz, bürokratlarımız, daire başkanlarımız ve genel müdürlerimizle görüşerek, bu grupları dahil etme adına bir çalışma yaptık.
6 ay süren bu çalışma kapsamında bu yıl haziran ayında tarım, hayvancılık ve gıda müfredata girdi. Kurul kararı yayınlandı ve meslek liselerine gönderildi.
 Tarım, hayvancılık ve gıda müfredata dahil edildi ve bir aydır öğrenciler müracaatta bulunuyor. Meslek ve alanlarıyla ilgili olanlar, herhangi bir kurumda çalışan ancak bu alanlarda kendilerini geliştirmek isteyenler, usta öğretici belgesi olan ziraat mühendisi, veteriner hekim, laborant bu eğitimden faydalanabilecek. Müracaatlar devam ediyor, yaklaşık 50 kişinin başvurmasını bekliyoruz” dedi.

“ÜRTEMEMİZ VE ÜRETENE SAHİP ÇIKMAMIZ GEREKİYOR”..

Akın, eğitimin üretimin geliştirilmesi adına önemli olduğuna dikkat çekerek, şunları söyledi:

“Bu eğitimin faydası; başvuruda bulunanlar hem mesleklerini yapacaklar hem de eksikleri varsa bu eğitim sürecinde bunları tamamlamış oluyor. Ayrıca, devletimiz tarafından asgari ücretin yarısı kadar ücretle eğitim görenler destekleniyor. Sigortası olmayanların sigortaları da yapılıyor.
 Gıda ve su olmadan hiçbir canlı yaşayamaz. 10 yıldır söylüyoruz; gıda ve su stratejik bir silahtır. Tarım ve hayvancılığa yeteri kadar önem vereceğiz. Eğer yeteri kadar ihraç edip, ithal etmek istemiyorsak eğitim alanında, sahada, kırsalda, sosyal güvence anlamında ve temel ihtiyaçlarda gerekli desteği vermeliyiz.
Özellikle yaylada hayvancılık yapan üreticilerin desteklenmesi büyük önem taşıyor. Gıda ve su olmadan hiçbir canlı yaşayamaz. ‘İsraf eden iflas eder, üreten hükmeder” anlayışıyla üretmemiz ve üretene sahip çıkmamız gerekiyor.
 Eğitimlerimiz 27 hafta sürecek. Bu süreç içerisinde de bakanlığımız asgari ücretin yarısını, meslek lisesinde telafi eğitimine gelen ve şartları uyan arkadaşlarımıza destek amaçlı olarak hesaplarına yatıracak.”

“2 BİN KİŞİYE SÜRÜ YÖNETİM VE EĞİTİMİ KURSU VERDİK”

Çobanlığın meslek dalı haline gelmesi için çalışmaların olduğunu bu noktada da ‘Sürü yönetim ve eğitimi’ kursları açtıklarını ifade eden Akın, “6 yıl önce Tarım ve Orman Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımızın ortak destekleri noktasında özellikle çobanlığın sürü yöneticisi eğitimi mesleği olarak tanımlanması, yayınlanması, desteklenmesi ve bununla ilgili bölümlerin açılması için bir çalışmamız oldu. Malatya’mızda yaklaşık 2 bin kişiye çobanlıkla ilgili eğitim verdik. Tarım ve Orman İl Müdürlüğümüz, İş-Kur, Mili Eğitim ve Halk Eğitim Müdürlükleri ile ortaklaşa bu eğitimleri veriyoruz. Bu noktada da eğitimlerimiz devam ediyor” dedi.

“ÇOBANLIĞA SOSYAL GÜVENCE DESTEĞİ SAĞLANMALI”

Çobanlığın zor bir meslek olduğunu dile getiren Akın, şunları ifade etti:

“Meziyet isteyen çobanlıkla ilgili da yapılması gerekenler var. Aile işletmelerinde kadın yoksa o işletme kapanıyor.
 Sosyal güvence desteği sağlanırsa hem işsizliğin önüne geçilecek hem de işletmedeki kadının merkeze gelmesini tetiklemeyecek. O nedenle her ailede bir kadın yetiştiricimiz; çobanını annesi, kız kardeşi veya eşi sosyal güvence anlamında devletimiz tarafından desteklenirse, çobanlık mesleği devam edecektir.
 Bu mesleğin devam etmesi gerektiğini savunuyoruz. Bugüne kadar verilen destekler için cumhurbaşkanımız, bakanlarımız, milletvekillerimiz ve bürokratlarımıza teşekkür ediyoruz ama artarak devam etmesi, sosyal güvence desteğinin de verilmesi lazım.
Bugün bir çoban, sosyal güvencesi olmadığı için bir diğer çobana kız vermiyor. Evlenemiyor, bekâr kalıyor. Kırsaldan merkeze göç ettikten sonra tekrar kırsala gitmiyor. O yüzden biz, ‘bacasız fabrika’ dediğimiz bu insanları burada tutmalıyız.
Dağlarda ve meralarda ücretsiz bekçilik, koruyuculuk yapıyorlar, o nedenle çobanlara sahip çıkılması gerekiyor.”

“ÜRETİMİ YÜZDE 15-20 ARTIRMALIYIZ”

Tarım ve hayvancılık noktasında eksikliklerin olduğunu dile getiren Akın, “Girdi maliyetleri yüksek, mazot, gübre ve yem maliyetleri çok aşırı derecede arttığı için sıkıntılar var. Ama şu bir gerçek; biz gerçek anlamda tarım ve hayvancılık ülkesiyiz.
Gerek nüfusumuz, gerek göç, gerek ülkemize gelen mülteciler, gerekse de turistler olmak üzere 100 milyona yakın insanı beslememiz gerekiyor. Bunun içinde üretmemiz lazım. Üretimi lokal olarak yüzde 3-4 değil, en az yüzde 15-20 artırmamız gerekiyor.
 Her yıl büyüyerek, artırmamız içinde destekleri amacına hizmet edecek, uygun bir şekilde taleplere göre ayarlayarak, daha fazla vermeliyiz. Bakanlığımız destek veriyor ama bu desteklerin artması ve devam etmesi gerekiyor. Bu noktada da gelecek müjdeleri bekliyoruz. Gıda ve su gerçekten bizim için çok önemli. Suyumuzu israf etmeden kullanmalıyız. Gıdamıza sahip çıkmamız ve israf etmememiz gerekiyor” dedi.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz