0
27
M.Ülkü KARAKUŞ“Türkiye ve Dünya da Tarım-Gıda-Yem Sektöründeki Gelişmeler”i Konuştu..
M.Ülkü KARAKUŞ“TÜRKİYE VE DÜNYADA TARIM-GIDA-YEM SEKTÖRÜNDEKİ GELİŞMELER” KONUSUNDA GÖRÜŞLERİNİ PAYLAŞTI..
 M.Ülkü KARAKUŞ, Covid-19 konusunda örneğin virüsün sıcaklıktan etkilendiği söylenirken aslında durumun farklı olduğunu, sıcaklığın yüksek olduğu ülkelerde de yayılım görüldüğünü ve bu konuda uzun bir yolumuz olduğunu, bu arada tarım ve gıdanın stratejik öneminin farkına daha iyi varıldığını sözlerinde ifade etti..
M.Ülkü KARAKUŞ ”Salgının başladığı dönemde doğal bir refleksle, hammadde, yem, gıdaya erişimin sınırlanacağı düşünülerek tarım ürünleri ve gıdaya olan talep bir miktar yükselse de, ekimler pandemiden önce yapıldığı için tarımsal üretimde sorun yaşanmamıştır.”dedi..
KARAKUŞ A.Ü. Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölüm Başkanı Prof.Dr. Erdoğan GÜNEŞ moderatörlüğünde gerçekleştirilen E-panel’de “Türkiye ve Dünyada Tarım-Gıda-Yem Sektöründeki Gelişmeler” konusundaki görüşlerini paylaştı.
KARAKUŞ A.Ü. Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölüm Başkanı Prof.Dr. Erdoğan GÜNEŞ moderatörlüğünde gerçekleştirilen E-panel’de “Türkiye ve Dünyada Tarım-Gıda-Yem Sektöründeki Gelişmeler” konusundaki görüşlerini paylaştı.
T ürkiye Yem Sanayicileri Birliği Başkanı M.Ülkü KARAKUŞ A.Ü. Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölüm Başkanı Prof.Dr. Erdoğan GÜNEŞ moderatörlüğünde gerçekleştirilen E-panel’de “Türkiye ve Dünyada Tarım-Gıda-Yem Sektöründeki Gelişmeler” konusundaki görüşlerini paylaştı.

Sektörün daha çok hububat ve yağlı tohumlarla ilgili olduğunu ve dünyanın tarımsal üretimde geldiği noktaya baktığımızda hububat ve yağlı tohumlar açısından üretim, tüketim, stokların artmaya devam ettiğini belirterek sözlerine başlayan

Türkiye Yem Sanayicileri Birliği Başkanı M.Ülkü  Karakuş, Covid-19 sürecinde tarım sektörünün tüm dünyada yeniden dikkat çektiğini, “paranın yenilmeyen bir şey olduğunun” herkes tarafından idrak edildiğini ifade etti…
Tarım ve gıdanın stratejik önemine varıldı..
Sektörümüzün aslında yıllar öncesinden kuş gribine karşı verdiği mücadeleden dolayı bu tür olağanüstü durumlara karşı tedbirli olduğunu, kuş gribinden farklı olan bu Covid-19 sürecinde de farklı tecrübeler edinildiğini paylaşan M.Ülkü KARAKUŞ, Covid-19 konusunda örneğin virüsün sıcaklıktan etkilendiği söylenirken aslında durumun farklı olduğunu, sıcaklığın yüksek olduğu ülkelerde de yayılım görüldüğünü ve bu konuda uzun bir yolumuz olduğunu, bağışıklık oluşumunun çok yavaş ilerlediğini, bunun büyük bir tehlike olduğunu, bu tür sıra dışı durumlar ortaya çıktığında tarım ve gıdanın stratejik öneminin farkına daha iyi varıldığını sözlerinde ifade etti..
Türkiye Yem Sanayicileri Birliği Başkanı M.Ülkü KARAKUŞ ayrıca ”Ülkemizin, yaklaşık 4 aydır bu süreci dünya ortalamasının üzerinde, pek çok ülkeye göre başarılı bir şekilde idare ettiğini, böyle zamanlarda toplumsal dayanışmanın önemli olduğunu” belirtti.
”Tarımsal üretimde sorun yaşanmamıştır.’
Konuşmasında; başlangıçta birkaç gün gıda tedarikinde aksama olsa da, sektörümüzün sabah erken saatlerde başlayan çalışmalarla hayvansal ürün üretimi ve tedarikini sağlıklı bir şekilde devam ettirdiğine vurgu yapan M.Ülkü KARAKUŞ ”Salgının başladığı dönemde doğal bir refleksle, hammadde, yem, gıdaya erişimin sınırlanacağı düşünülerek tarım ürünleri ve gıdaya olan talep bir miktar yükselse de, ekimler pandemiden önce yapıldığı için tarımsal üretimde sorun yaşanmamıştır.”diye görüş ifade ederek;  bu nedenle ham maddeye erişimde sıkıntı yaşanmayacağını ve yıl sonuna kadar yem ham maddelerinde fiyat artışı olmayacağını öngördüğünü dile getirdi.
Azalan tarım arazilerinden, daha yüksek verimle ürün elde edebilmek için kaynakların hoyratça kullanıldığına dikkat çeken M.Ülkü Karakuş, ayrıca tarım sektöründe sermaye yapısı çok güçlü şirketin çok fazla olmadığını, küçük işletmelerin tarım sektörünün dinamoları olduğunu ve bu küçük işletmelerin üretime devam edebilmeleri için tarımsal destek ve yönlendirme sağlanarak ekonomiye kazandırılmaları gerektiğine vurgu da yaptı..
Hayvansal ürünlerimiz çok yüksek kalitede ..
”Tarım sektöründe insan sermayesinin önemini vurgulamış, her ne kadar kooperatifçiliğin tarıma katkı sağlayacağı düşünülse de Türkiye’de etkin faaliyet gösteren kooperatiflerin oranının yüksek olmadığını, kooperatifçilikte üretenin malının değerinde satılması için daha fazla uğraş verilmesi gerektiğini açıklamıştır.”diye konuşarak ihraç ettiğimiz hayvansal ürünlerin çok yüksek kalitede olduğunu belirten Karakuş; ülkemizin 2019 yılı itibariyle 140 ülkeye un, 101 ülkeye süt ve süt ürünleri, 80 ülkeye balık ve ürünleri, 55 ülkeye tavuk ve ürünleri, 30 ülkeye yumurta ihracatı yapabilen güçlü üretim altyapısına sahip olduğunu, pandemiyle birlikte bu ürünlerin iç piyasaya girip piyasayı rahatlattığını fakat ihracat yolunun kamu ile birlikte gerekli yerlere gidilerek bu sektörler için yeniden açılması gerektiğini sözlerinde ifade etti..
İhracatın önü açılmazsa üreticilerin iç piyasadaki aşırı rekabetten zarar göreceğini; örneğin tüketimin azalması nedeniyle şu an 40 kuruşa maliyeti olan yumurtanın 25 kuruşa satıldığını sözlerinde söyleyen KARAKUŞ, üretimin sürdürülebilirliği için işletmelerin bir şekilde desteklenmesi gerektiğini de söyledi.
Bu toplantıda yaptığı konuşmasının devamında sektöre 22 milyar civarında destek sağlandığını, fakat bitkisel üretiminin yine de karma yem üretimine yetişemediğini, bu nedenle üretilen yemin neredeyse yarısının ithal edildiğini ifade eden KARAKUŞ, gelişmiş ülkelerin değerinin markalarından kaynaklandığını, ülkemizde de 40 yıldır serbest pazar ekonomisi ile kaliteli üretim yapan marka firmalar bulunduğunu, bu firmaların desteklenmesi ve önünün açılmasının önem arz ettiğini ayrıca ifade etti.
Karma yem fiyatlarımız, şu an dünya fiyatları ile benzer seviyelerde ..
Ürünlerin marka değerini ve ihracat potansiyelini arttıracak olan coğrafi işaret konusunda da 3 yıl içinde yapılan çalışmalar sayesinde farkındalığın arttırıldığını, ancak coğrafi işaret alınan ürünlerin kalite standardının takibinin ve kontrolünün sağlanması gerektiğine vurgu yapan KARAKUŞ; Karma yem fiyatlarının şu an dünya fiyatları ile benzer seviyelerde olduğunu, ülkemizde asıl sorunun kaliteli kaba yem temini olduğunu, yağış miktarımız çok farklı olduğu için Avrupa’daki gibi yüksek kaba yem kullanamadığımızı ve bu durumun hayvansal ürün maliyetlerini arttırdığını konuştu..
Sektörümüzün pandemi sürecinde gelen talebi karşılamak için gerekli tedbirleri alarak, teması azaltmak için 2-3 vardiya şeklinde çalışarak görevini yerine getirdiğini; ülke olarak olağanüstü durumlara ve krizlere hazırlıklı olduğumuzu, sektörümüzün bu durumu da atlatacağı konusunda umutlu olduğunu dile getiren Türkiye Yem Sanayicileri Birliği

Başkanı M.Ülkü KARAKUŞ ayrıca, bu yılın başından itibaren dolar kuru ve elektrik, doğalgaz, mazot, gübre gibi sektörün iradesi dışındaki ürün ve hizmetlerde fiyatların arttığını, yem sektörünün de buna bağlı olarak düzenlemeler yapmak zorunda kaldığını açıkladı.

Rendering ürünlerinin, kanatlı hayvanlarda kullanımına yasak getirilmesi konusu..
Ziraat mühendisliği mesleğine yöneticileri tarafından daha fazla değer verilmesini önemsediğini belirten Karakuş, kanatlı beslenmesinde hayvan sağlığı açısından bir zararı bulunmadığı akademisyenlerce açıklanan rendering ürünlerinin, kanatlı hayvanlarda kullanımına yasak getirilmesinin sektörü kayba uğrattığını da vurguladı.

Sektörümüzde Biyogüvenlik mevzuatı dolayısıyla yaşanan sıkıntılara dikkat çeken

Türkiye Yem Sanayicileri Birliği  Başkanı M.Ülkü KARAKUŞ , şu an AB’de 150’ye yakın, dünyada 500’ün üzerinde olan onaylı gen sayısının ülkemizde sadece 36 olmasının hammadde temininde sorunlara neden olduğuna vurguda da bulundu.
Transgenik ürünlerin onaylanması ve kullanımına makul yaklaşımlar …
Son 3 yıl içerisinde en son onaylanan 3 enzim dışında bir onay olmadığını, sektörün AB’de gıda olarak onaylanan ürünlerin ülkemizde yem amaçlı kullanılmasını talep ettiğini belirten Karakuş; konuyu gerçekten bilen ve bu alanda çalışan kişilerle ortak masalar ve bilim kurulları oluşturulup transgenik ürünlerin onaylanması ve kullanımı hakkında makul yaklaşımlar geliştirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Türkiye Yem Sanayicileri Birliği Başkanı M.Ülkü KARAKUŞ , sektörde 10 ton/saat kapasiteli fabrikaların oranının %50’nin üzerinde olduğunu, buna karşılık ilk 100 sanayi kuruluşu içerisinde üyelerinden 6 üye firmalarının da bulunduğunu ve sektörün bu başarısının sevindirici olduğunu ayrıca ifade etti..
İnsan sermayesine önem verilmesi ve girişimcinin teşviki..
Toplantı sonucuna genel olarak bakıldığında M.Ülkü KARAKUŞ ,  bu kriz ortamında ekonomik açıdan zor durumdaki işletmelere destek vermek amacıyla ülkemizde fazlasıyla piyasaya kaynak sağlandığını, ancak bu kaynakların yatırıma fazla gitmediğini gördüğünü, eğer bu kaynaklar doğru yerlerde kullanılmaz ise bu durumun verimli yatırımcıyı da zor durumda bırakacağını ifade etti ve gelecek açısından ümitli olduğunu, gelişimin sağlanması için verimliliğin öne çıkarılması, insan sermayesine önem verilmesi ve girişimcinin teşvik edilmesinin önemini özellikle vurguladığı görüldü.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz