Naci Kaplan: Çin’e 32 milyon dolarlık kanatlı eti ihracatı gerçekleştirdik…

0
105
Kanatlı ürünlerde yıllık 2 milyar dolarla dünyanın en büyük dördüncü ithalatçısı konumunda bulunan Çin’e 2021 yılının ilk 10 ayında 17 bin 500 ton karşılığında, 32 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdiklerini açıklayan Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçıları Birliği Derneği (BESD – BİR) Başkanı Naci Kaplan, “Bu ülkeye 2020 yılının Kasım ayında ilk ihracatımızı gerçekleştirdik. Önümüzdeki süreçte gerekli izinlerin tamamlanmasıyla daha fazla işletmenin ihracatını artırmasını bekliyoruz” diyor.
Türkiye’de kanatlı eti sektörünün genel görünümünü bizimle paylaşabilir misiniz? Geçmiş yıllarla karşılaştırdığınızda üretim nasıl bir seyir izliyor? 
Kanatlı eti dünyada en çok üretilen ve tüketilen et çeşidi olmakla beraber sektörün çabalarıyla en sürdürülebilir hayvansal protein kaynağı olarak da yerini koruyor. Önümüzdeki dönemde sektör, gıda güvencesini titizlikle temin eden, küresel gıda sistemindeki değişiklikler karşısında tüketici taleplerinin farkında olarak üretmeye devam edecektir. Sağlıklı, hayvan refahı ilkelerine bağlı üretilen, tüketici dostu olan ve sürdürülebilirlik anlayışıyla üretilen ürünler için çalışmalarını da artıracaktır. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü ( FAO) Tarım Raporu 2020 kaynaklarına göre dünyada et üretimi 2020 yılında 325 milyon tonu geçti. Bu üretimin 132 milyonu yani %40,6’sı kanatlı eti.
Kanatlı eti 2016 yılından itibaren en fazla üretilen et konumunda. Raporun projeksiyon rakamları da ilerleyen dönemde kanatlı etinin birinci sırayı koruyacağını gösteriyor. Dünyada artan nüfus, gıda israfının önlenememesi ve yetersiz beslenme devam ederken bu problemler dikkate alınarak Türkiye’nin hayvansal üretim politikalarını belirlemesi gerekmektedir. Dünyada piliç eti üretiminin yarısını Amerika Birleşik Devletleri, Çin ve Brezilya gerçekleştirirken, Türkiye üretimdeki  %2,6 pay ile 10’uncu, ihracatta ise %3,4 pay ile 7’inci sıradadır. Et yönlü damızlık ve kuluçkalık yumurta üretimi ve ihracatı da başarıyla devam etmektedir.
Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre; tavuk ve hindi eti üretimi 2021 ilk 10 ayda 1,9 milyon ton üretimle  2020 yılı aynı dönemine göre %2,7 artmıştır. Son 20 yılda Türkiye’de piliç eti üretimi gelişmiş ülkelerin kullandığı teknoloji ve materyal kullanılarak 2000 yılında 663 bin ton civarında iken 2020 yılnda 2,2 milyon tona yükselmiş ve 3 katından fazla artış göstermiştir. Türkiye kanatlı eti üretimindeki en büyük pay %97-98 ile piliç etindedir. Son 3 yılda büyümedeki yavaşlamanın, hatta durmasının pek çok nedeni vardır. Bunların başında; ekonomide yaşanan dalgalanmalar, gelir seviyesindeki azalmayla hayvansal proteinin beslenmedeki yerinin daralması, özellikle Irak’a yapılan ihracatta sınır kapısında karşılaşılan aksamalar ve son iki yılda içinde bulunduğumuz pandemi şartlarını sayabiliriz.
Üretilen beyaz etin %97’si tavuk eti
Beyaz et ürünlerinin yani tavuk hindi eti üretim ve tüketim miktarları nedir?
2020 yılı toplam üretim rakamı olan 2 milyon 194 bin 475 ton beyaz etin 2 milyon 136 bin 263 tonu tavuk eti, 58 bin 212 tonu ise hindi etidir. Üretilen beyaz etin %97’si tavuk etidir. Yurt içinde tüketilen tavuk etinin neredeyse ¾’ü bütün piliç iken son yıllarda parça ürünlerinin bu orana yaklaştığını söyleyebiliriz. İşlenmiş ürünlerin tüketimi %5 ile %7 arasında değişmektedir. Dünyada birçok konuda gelişimler yaşanırken beslenme alışkanlıklarının da aynı şekilde değiştiğini gözlemliyoruz. Sağlıklı ve doğru beslenmeye olan ilgi gün geçtikçe artıyor. Hindi eti de aynı tavuk etinde olduğu gibi beslenme konusunda yağ ve kolesterol düzeyi düşük olan ve değerli protein kaynaklarından biri. Toplumumuzun sağlıklı beslenebilmesi için et tüketiminin her çeşidinin süreklilik arz ederek artması gerekmektedir. Ülkemizde kişi başına hindi eti tüketimi yaklaşık 560 gramdır. Ancak Avrupa Birliğpi (AB) ülkelerinde bu tüketimi 6-7 kg dolayındadır. İlerleyen süreçte bizim de hindi eti tüketimini arttırmamız önemlidir.
“20 yılda beyaz et tüketimi 9,5 kilodan 21 kiloya çıktı”
Türkiye’de kişi başı kanatlı eti tüketimi bugün itibariyle ne kadar, tüketimin size göre hangi seviyelerde olması gerekmektedir?
AVEC 2020 Yıllık  Kanatlı Eti Raporu kaynaklı açıklamaya göre, Avrupa’da kişi başı kanatlı et tüketimi 25 kg, Türkiye’de ise bu rakam 21 kg civarındadır. Son 3 yılda ülkemizde yaşanan krizler ve son dönemde alım gücünün azalmasına bağlı olarak et tüketiminde artış kaydedilmemiştir. Tavuk etinin de aynı nedene bağlı artış göstermediğini söyleyebiliriz. Kişi başı tüketim rakamları Avrupa kıyaslamasında sadece kanatlı eti tüketim rakamlarına baktığımız zaman bizim Avrupa’yı yakalamak gibi bir hedefimiz yok. Ülkemizde kanatlı eti özellikle tavuk eti tüketimi Avrupa’dan fazla. Ancak genel et tüketimi olarak baktığımızda maalesef ülkemiz genel ortalamanın altında kalıyor. Onlarda kişi başı tüketim 74 kg civarındayken bizde bu rakam 36 kg.
Türkiye kanatlı eti sektörü olarak domuz etinden kaynaklanan et açığını kapatmak için dünyada ve ülkemizde yaşanan birçok sıkıntılı konuya rağmen ciddi çaba gösteriyoruz. Son 20 yılda kişi başı beyaz et tüketimi 9,5 kilodan 21 kiloya çıktı. Bu çabalarımız; mevcut ve artan nüfusumuzun sağlıklı ve dengeli beslenmesi için gerekli olan hayvansal protein açığının karşılanması, insanlarımızın sağlıklı bir yaşam sürdürebilmesi ve bunu çok uygun fiyatlı olarak gerçekleştirilebilmesine yöneliktir.
Türkiye yılda kaç ülkeye ne kadarlık kanatlı eti ihraç ediyor? Kuvvetli olunan ve potansiyel arz eden pazarlar hangileri? İhracatta gelecek dönemin hedefleri neler olacak? 
Ülke ekonomisinde büyümenin en önemli faktörlerinin başında üretimin olduğunun bilinci ve sorumluluğuyla önümüzdeki süreçte dünya ticaretinde daha da etkin olmak en önemli önceliklerimiz arasında. 94 ülkeye ihracat yapan Türkiye kanatlı eti sektörü, 2020 yılında 540 bin ton ihracat gerçekleştirerek ülkeye 580 milyon dolar döviz getirisi sağlamıştır. Ege İhracatçılar Birliği’nin verilerine göre ise, bu sene ilk 10 ayda 508 bin ton ihracat gerçekleştirildi. Sektörün potansiyeliyle paralel ihracatta koyduğumuz hedeflere ulaşabilmek için yeni pazarlara ve bazı pazarların geliştirilmesine mutlak ihtiyaç var. İhracatın hemen hemen yarısı Irak’a yapılıyor. Ancak bölgesel yönetimlerin hangi teknik gerekçeyle ne zaman problem çıkartacağı da hiç belli olmuyor.
Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği’nden ayrılmasıyla doğan yeni pazar fırsatını değerlendirmek için çalışmalara başlandı. Filipinler’e ihracat yapan firma sayısının artması için ülkemize heyet davet edildi, gelişmeleri takip ediyoruz. Bugüne kadar Hindistan’a ihracat gerçekleştirmedik ancak önemli bir pazar olabileceği görüşündeyiz. Mısır’a ihracatımız da aracı ülkeler üzerinden yapılıyor. Mısır’la son dönemde gelişen olumlu ilişkileri dikkatle takip ediyoruz.
Naci Kaplan foto“Çin’e ihracatta 1 yılı geride bıraktık”
Çin’e gerçekleştirilen kanatlı eti ihracatında 1 yılı geride bıraktık. Bu pazara ne kadarlık ürün satışı yapıldı?
Dünya ticaretinde 7. sırada yer alan Türkiye kanatlı eti sektörü, Japonya’dan sonra 10 yıldır süren çalışmalar sonucu Çin Halk Cumhuriyeti’ne Kasım 2020’de ilk ihracatını gerçekleştirdi. Önümüzdeki süreçte gerekli izinlerin tamamlanmasıyla daha fazla işletmenin ihracatını artırmasını bekliyoruz. Başlangıçta sadece tavuk ayağı ihracatıyla başlayan sevkiyatlar, bu sene ilk 10 ayda 550 tonu geçen bütün tavuk ihracatıyla farklı bir ürünle gelişme gösterdi. Aynı dönem Çin’e toplam ihracat (tavuk ayağı dahil) 17 bin 500 tona ulaşmış olup, 32 milyon dolar değerinde gerçekleşmiştir. Çin kanatlı ürünlerde yıllık ortalama 2 milyar dolarla dünyanın en büyük dördüncü ithalatçısı konumunda büyük bir pazar. Ülkemiz kanatlı etinin kalitesiyle bu pazarda hak ettiği yerini alacağını kuvvetle ümit ediyoruz
Kanatlı eti sektöründe yaşanan sorunları ve çözüm önerilerinizi sıralayabilir misiniz?
Hem dünya hem de ülkemiz pandemi sürecini maalesef hala atlatamadı. Son dönemde ekonomide yaşanan olumsuz süreçler sonucu alım gücünün azalması, kurlara bağlı olarak ithalat ve ihracat dengelerinin değişmesi birçok sektör gibi bizi de derinden etkiliyor. Sektörümüzde artan stok ürünler, sektörün en önemli girdisi yemin temininde yaşanan döviz artışları, maliyet kalemlerindeki artışlar, ihracata ve yetiştiriciliğe yönelik desteklerin çok az olması, öncelikli sorunlarımız. Maalesef bunların hepsi sürdürülebilir üretimin şartlarını zorluyor.
Tüm bu zorlu şartlar karşısında hala en büyük amacımız ve çabamız; sağlık beslenmede en önemli yer tutan hayvansal protein kaynağı tavuk etinin en ekonomik gıda olma özelliğini korumasını sağlamak.  Sektör olarak tüm gücümüzle görevlerimizi en iyi şekilde yerine getirmek için çalışıyoruz. Tarım ve Orman Bakanımız Sayın Pakdemirli 2030 hedeflerinde kanatlı eti sektörü üretiminin 3 milyon tonu geçeceğini açıkladı. Bu hedeflere ulaşmak için hükümetin ihracat ve üretim aşamasındaki destekleri elzemdir.
Son olarak da kısa ve uzun vadede sektörün geleceği hakkında değerlendirmeleinizi alabilir miyiz?
Tüm zorluklara rağmen üretime devam edeceğiz. Tamamı kayıt altında olarak kaliteli ve güvenilir üretim yapan sektörümüzün sürdürülebilirliği için tüm çalışanlarımızla gayret içinde üretmeye devam edeceğimizi ifade edebiliriz.
Tartışılan konu: Beyaz et kırmızı etin yerini tutar mı?
Türkiye’de yaşanan ekonomik sıkıntılar ve buna bağlı olarak alım gücünün düşmesine bağlı olarak et tüketim düşük seviyelerde kalıyor. Beyaz et sanayicileri ise sektör olarak et tüketiminde yaşanan açığı kapatabileceklerini açıklıyorlar. Konuyla ilgili konuşan BESD – BİR Başkanı Naci Kaplan, optimal beslenmede; “minumum hastalık riski, maksimum iyi hal/sağlık” dolayısıyla “maksimum sağlıklı yaşam” hedeflendiğini belirterek, “Optimal beslenme önerilerinde önemli bir yeri olan beyaz et (piliç ve hindi eti) besin öğeleri açısından değerlendirildiğinde dana ve kuzu etinden daha düşük enerji sağladığı, iyi kaliteli protein kaynağı olduğu ve protein oranı yüksek olduğu için en önemli protein kaynakları arasında sayıldığı, daha düşük yağ, daha düşük doymuş yağ içerdiği görülmektedir. Ayrıca genel olarak etler B grubu vitaminlerinden niasin, vitamin B6 ve vitamin B12 bakımından da iyi bir kaynak olarak değerlendirilmektedir” ifadelerini kullanıyor.

Alınan kaynak: Röportaj-Özgür Çilek / Gıda Teknolojisi Dergisi-www.gidateknolojisi.com.tr

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz