TEK SAĞLIK GÜNÜ

0
56

Tek Sağlık kavramı; ‘‘insan, hayvan ve çevre sağlığını bir arada ele almanın gerekliliğini ifade eden bir
yaklaşımdır. İnsan ve hayvan sağlığına hizmet eden veteriner hekimleri, beşeri hekimleri ve diğer
sağlık çalışanlarını kapsayan bir terim olmakla birlikte, hayvanlardan insanlara geçebilen ve halk
sağlığı açısından tehdit oluşturan enfeksiyöz hastalıkların kontrolü ile bu hastalıkların
epidemiyolojisinin anlaşılmasını sağlayan bir kavramdır. Bununla birlikte antimikrobiyal direnç gibi
halk sağlığı açısından önemli olan yaklaşımlar da yine bu kavram içerisinde değerlendirilir.”
Son yıllarda zoonoz hastalıkların sık sık tekrar ediyor olması, bunların tüm dünyada hayvan sağlığını
olduğu kadar insan sağlığını da etkilemesi, hem ulusal hem de uluslararası otoriteleri harekete
geçirmiştir. Günümüzde insan ve hayvanları ilgilendiren Ebola, SARS, BSE, KKKA, Kuş Gribi ve
maalesef günümüzde bu tabloya eklenen Covid-19 gibi enfeksiyonlardan oluşacak şekilde 200 kadar
zoonoz hastalık söz konusudur. İnsanlarda tanımlanan yaklaşık 1415 enfeksiyon hastalığın %60’ı
zoonotik kökenlidir; son 30 yıl içinde yeni ve yeniden önem kazanan enfeksiyonlarında %75’i
zoonotik niteliktedir. Bununla birlikte zoonotik hastalıklar grubunda yer alan etkenlerin önemli bir
kısmı da (%80) potansiyel biyoterör etkenleri arasında değerlendirilir.

 

 

TEK SAĞLIK GÜNÜ
2
Çevresel faktörlerin insan sağlığını etkileyebileceğinin farkına varılması Yunanlı hekim Hipokrat’a
kadar uzanır. Hipokrat ilk defa Halk Sağlığının temiz bir çevreye bağlı olduğu kavramını “On Airs,
Waters, and Places” yazısında belirterek ortaya atmış ve geliştirmiştir. İnsan, hayvan ve çevre
sağlığının birbirine bağlı olduğu fikri Louis-René Villerme ve Alexandre Parent-Duchâtelet tarafından
Fransız Devrimi sırasında tekrar gündeme getirilmiştir.
Alman beşeri hekim ve patolojist Rudolf Virchow 19. yüzyılda “zoonoz” terimini kullanmış ve şu
sözlerle konunun önemini ifade etmiştir: “Hayvan ve insan hekimliği arasında ayırıcı bir çizgi yoktur –
olmamalıdır da. Amaç farklıdır fakat elde edilmiş tecrübe bütün hekimliğin temelini teşkil
etmektedir”. Virchow, insanlarda ve hayvanlarda görülen hastalıkların türler arası değil, sadece
detaylarda farklı olduğunu iddia etmiştir.
Modern tıbbın babası olarak bilinen Kanadalı Doktor Sir William Osler de Virchow ile birlikte
çalışmıştır. Virchow’un otopsi tekniklerini ve bilimsel çalışmalarını kullanarak, daha sonra veteriner
hekimlik öğrencilerinde patoloji öğretimine başlamıştır. Veteriner hekimlerle yakın çalışmalarda
bulunmuş ve veteriner patoloji ile veteriner hekimlik alanına büyük ölçüde katkısı olmuştur. “Tek
Tıp” kavramı 1984’te “Veteriner epidemiyolojinin babası” olarak bilinen Calwin Schwabe tarafından
ifade edilmiştir. Rudolf Virchow’un “Hayvan ve insan hekimliği arasında ayırıcı bir çizgi yokturolmamalıdır da” şeklinde nakledilmiş fikrini yenileyerek insan, hayvan ve çevre sağlığına daha
bütünsel bir yaklaşımda bulunmuştur. Schwabe “Veteriner Hekimlik ve İnsan Sağlığı” isimli kitabında
“Tek Tıp” kavramını tanıtmıştır. 2000’li yılların ilk yarısında Kuş Gribi (Avian Influenza) salgını ile
birlikte uluslararası müdahalenin gelişimi ile bu terim küresel anlamda bir güç ve önem kazanmıştır.
Veteriner hekimler tek sağlık konsepti kapsamında halk sağlığı ve refahının korunması ile iyileştirilmesinde; zoonozlar, yeni veya yeniden önem kazanan enfeksiyon hastalıklar, gıda güvenliği ve
güvencesi, antibiyotik direnç sorunu, ekosistemin korunması, komperatif medikal ve biyomedikal
araştırmalar, insanların fiziksel ve mental sağlıklarına yardım gibi birçok konuda görev ve
3
sorumluluklara sahiptir. Veteriner hekimlerin sürü sağlığı, karşılaştırmalı tıp ve koruyucu hekimlik
alanında sahip oldukları güçlü eğitim altyapısı söz konusu hizmetlerin verilmesinde önemli rol
oynamaktadır.
Zoonotik hastalıklarla mücadelede başarı tek sağlık yaklaşımı ile mümkündür. Tek Sağlık Yaklaşımı
yerel, ulusal ve evrensel anlamda insanların, hayvanların ve çevrenin tam sağlığa ulaştırılması için
farklı disiplinlerin birlikte çalışması ve işbirliğini ifade eder. Ve bu şekliyle Dünya sağlığını korumayı
amaçlar. Tek sağlık kavramının ortaya çıkmasına neden olan yaklaşımlar şu başlıklarla ifade edilebilir;
• Nüfus artışı sonucu artan ihtiyaçlar,
• Şehirleşmenin getirdiği sorunlar,
• Hayvansal kaynaklı gıdalara olan ihtiyacın giderek artması ve bunların getirdiği sorunlar,
• Uluslararası ulaşımın kolaylığı,
• Teknoloji ve endüstriyel gelişmenin getirdiği sonuçlar,
• İnsan ve hayvanlarda antimikrobiyal direncin artması ve yaygınlaşması,
• İklim değişiklikleri ve bunun getirdiği olumsuzluklar,
• Ekosistem ve yaban hayata olan insan müdahalesi gibi sorunlar.

TEK SAĞLIK GÜNÜ
Günümüzde tüm dünyada gizli bir salgın olarak yayılan antimikrobiyal direncin; küresel bir halk sağlığı
sorunu olduğu, Tıp ve Veteriner otoriteleri tarafından kabul edilmektedir. Bu kapsamda olacak
şekilde tüm dünya devletleri, uluslararası insan, hayvan sağlığı ve gıda-tarım kuruluşları, üniversiteler
ve toplum yararına çalışan organizasyonlar, sorunun yayılmasını önlemek ve oluşumunu yavaşlatmak
amacıyla çalışmalar yürütmektedir. Antibiyotiklere dirençli bakterilerden kaynaklanacak şekilde AB
ülkelerinde her yıl en az 33 bin insan ölmektedir. ABD’de ise bu sayının en az 35 bin olduğu
bildirilmektedir. “Eğer önlem alınmazsa, antibiyotik dirençli bakterilerden ileri gelen hastalıklardan
kaynaklı ölümlerin 2050 yılında 10 milyona ulaşacağı” tahmin edilmektedir.
Antimikrobiyal Direnci önleme noktasında yapılacak çalışmalar da “Tek Sağlık Yaklaşımı” içerisinde
ele alınmalı, yürütülecek çalışmalar bir merkezde toplanarak “Koordinasyon” sağlanmalıdır. Sorun,
kısa vadeli bir yaklaşımla çözülebilecek nitelikte değildir. Dolayısıyla uzun süreli mücadeleyi hedef
alacak bir “Kararlılıkla” çalışmalar gerçekleştirilmelidir.
Günümüzde tüm Dünyayı etkisi altına alan ve uluslararası ölçekte bir Pandemi olarak değerlendirilen
Covid-19 ile ilgili mücadele de Tek Sağlık yaklaşımı ile sürdürülmektedir. Bu konuda özveriyle faaliyet
gösteren tıp hekimleri ve veteriner hekimler Pandemi ile mücadelede, ilaç ve aşı geliştirme
4
aşamalarında birlikte çalışma sergilemektedirler. Bu anlamda yürüttükleri çalışmalar takdire şayandır,
kendilerini içtenlikle kutluyorum.
Uluslararası ölçekte Tek Sağlık kavramı için Amerikan Tabipler Birliği ve Veteriner Hekimleri Birliği
2007 yılında ortak bir Deklarasyon yayınlamışlardır; konunun önemine binaen ülkemizde de Türk
Veteriner Hekimleri Birliği ve Türk Tabipler Birliği arasında 2009 yılında “Tek Dünya-Tek Sağlık” Ortak
Deklarasyonu kabul edilmiştir.

TEK SAĞLIK GÜNÜ
Bütün bu düşüncelerle birlikte Tek Sağlık kavramı kapsamında yapılabilecek uygulamalar ve
yaklaşımlar ise şu şekilde ifade edilebilir;
– İlgili Bakanlıklar arasında Tek Sağlık yaklaşımına uygun bir sistemin oluşturulması ve
birlikteliğin sağlanması
– Özellikle T.C. Sağlık Bakanlığı – T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde güçlü bir
’’Veteriner Halk Sağlığı’’ biriminin oluşturulması
– Türkiye Zoonotik Hastalıklar Milli Komitesinin daha etkin hale getirilmesi
– Zoonotik hastalıklara ilişkin Epidemiyolojik çalışmaların artırılması ve entegre bir veri tabanı
oluşturulması
– Antimikrobiyal Direnç konusunda Ulusal nitelikte İzleme Sistemlerinin oluşturulması
– Tıp ve Veteriner Fakülteleri ile Araştırma Enstitüleri arasında Tek Sağlık yaklaşımına ilişkin
işbirliğinin artırılması
– Enfeksiyon önleme ve kontrol tedbirlerinin politikaları, programları ve uygulanması etkin
kılınmalı, kaliteli ilaçların uygun bir şekilde kullanılması ve satışı düzenlenmeli ve teşvik
edilmeli, bu konuda bilgilendirme çalışmaları yapılmalıdır.
– Konuyla ilgili bilgilendirme çalışmalarının (Kongre, Sempozyum, Çalıştay vs.) Tek Sağlık
anlayışına uygun bir şekilde yaygınlaştırılması.
Uluslararası ölçekte 2016 yılından itibaren 3 Kasım olarak kutlanmaya başlanan “Tek Sağlık” gününün
mesleğimiz, meslektaşlarımız ve ülkemiz için hayırlı olması temennisiyle hepinize saygılar sunuyorum.” Prof.Dr. Ender YARSAN/Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekanı

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz