YEM SEKTÖRÜNDEKİ GELİŞMELER İÇİN BİR ARAYA GELİNDİ

0
103

BAKAN YARDIMCISI FATİH METİN İLE YEM SEKTÖRÜNDEKİ GELİŞMELER PAYLAŞILDI..

Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Sn. Fatih METİN
Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Sn. Fatih METİN”2022 yılının makro veriler anlamında daha iyi olması için çalıştıklarını ”sözlerinde dile getirdi..

Geçtiğimiz günlerde Yem sektörü ile ilgili gelişmeleri istişare etmek üzere,  Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Sn. Fatih METİN başkanlığında  Bakanlık yetkilileri ve Türkiyem-Bir  Yönetim Kurulu üyelerinin katılımıyla bir toplantı gerçekleştirildi.

YEM SEKTÖRÜNDEKİ GELİŞMELER İÇİN BİR ARAYA GELİNDİ

Toplantının açılış konuşmasında Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Sn. Fatih METİN ,”Son 6 aylık süreçte tarım açısından önemli iki unsur olan gübre ve yem fiyatlarında bir artış gözlendiğini, ancak döviz kurunun aşağı yönlü hareketiyle birlikte bu iki ürünün fiyatlarında da düşüş gerçekleştiğini ifade etmiş; karma yem sektörümüzün fiyat indirimleri konusunda hızlı bir şekilde harekete geçmesinin memnuniyet verici olduğunu” dile getirdiği açıklamasında bulunuldu.

Bakan Yardımcısı Sn. Fatih METİN ayrıca ”Fiyatlardaki düşüşlerin devamı için çalışmalarına devam ettiklerini, amaçlarının enflasyonu düşürmek olduğunu ve bu konuda da her sektörün üzerine düşen görevi yerine getirmesi gerektiğini” belirtirken, Hazine ve Maliye Bakanlığınca gerçekleştirilen Fiyat İstikrarı Komitesi toplantısının olumlu geçtiğini ve 2022 yılının makro veriler anlamında daha iyi olması için çalıştıklarını sözlerinde dile getirdi.

Toplantının devamında karma yem sanayi temsilcileri, sektörümüzde son zamanda yaşanan gelişmelerle ilgili bilgi vermiş ve geleceğe yönelik öngörü ve önerileri paylaştığı görüldü..

Türkiyem-Bir  Yönetim Kurulu Başkanı M.Ülkü KARAKUŞ
Türkiyem-Bir  Yönetim Kurulu Başkanı M.Ülkü KARAKUŞ

Türkiyem-Bir  Yönetim Kurulu Başkanı M.Ülkü KARAKUŞ’un ise, konuşmasında aşağıdaki hususlara değindiği görüldü:

  • 2021 yılı her açıdan normal dışı bir yıl olmuştur.
  • Kamu kurumları bu süreçte üzerine düşen görevi yerine getirmeye çalışmıştır.
  • Mevcut şartlarda %49-50 oranında dolar ile yapmak mecburiyetinde olan karma yem sektörümüzün bu olağan dışı süreçte yara almaması mümkün değildir
  • Dünya genelindeki üretim ve stok rakamlarına bakıldığında, emtia fiyatlarının bu derece artması normal bir durum değildir ve bu sebeple sektörümüz mal alımını son zamanda yavaşlatmıştır.
  • Ekonomik anlamda şoklar yaşamaktayız ve yüksek maliyetlerle ürün alan sektörümüzde, fiyat indirimlerinin hızlı bir şekilde olması kolay değildir.
  • Doların yükselmesiyle tedirginlik yaşayan sektörümüzün, bu refleksle kendini korumaya almak amacıyla fiyat güncellemek zorunda kalışına hak vermek gerekmektedir.
  • Piyasalarda hala farklı söylemlerin dolaşması nedeniyle tedirginliğin devam etmektedir. sektörde tamamen rahatlama sağlanması için zamana ihtiyaç vardır.
  • Bu süreçte fiyatlar artsa da hammadde ve yem tedariki açısından ülkemizde sıkıntı yaşanmamıştır.
  • Dolar kurunun düşmesiyle birlikte karma yem fiyatlarında da %5-13 orasında bir düşüş gerçekleşmiştir, kurun stabil kalması durumunda önümüzdeki haftalarda %5-10 civarında bir düşüş daha olması beklenmektedir.
  • Bu süreçte yalnız hammadde fiyatlarında değil, nakliye, ambalaj, gübre gibi tarım sektörü girdilerinde de yüksek artışlar görülmüştür.
  • 2022 yılı tarıma önem verilmesi gereken bir yıl olacaktır ve Bakanlık tarafından açıklanan tarım bütçesinin, eğitim ve hatta sağlığın bile üzerinde olacak şekilde revize edilmesine ihtiyaç vardır.
  • Bu yıl gübre üretiminde %25 ve bayilere gönderilen gübre miktarında %25 olmak üzere, gübre kullanımı konusunda yaklaşık %50 civarında bir düşüş olduğu tahmin edilmektedir, bunun tarımsal verime yansımasının %15 civarında olacağı tahmin edilmektedir ve bu durum tarımsal üretimi olumsuz etkileyecektir.
  • Su miktarında da azalma olduğu bilinmektedir ve bu durum da tarımsal üretimi olumsuz etkileyecektir.
  • Bu nedenle TMO’nun regülasyon anlamında bugüne kadar yaptığından daha fazla çalışmasına ve güçlü bir tedarik sağlamasına ihtiyaç doğacaktır.
  • Sektörümüzün maliyetlerini düşürme konusunda, rasyonlarımızda önemli miktarlarda kullanılan DDGS’in KDV’sinin %18’den %1’ indirilmesi faydalı olacaktır.
  • Ham soya yağında 25 yıldır %8 olarak uygulanmakta olan gümrük vergisinin %18 olarak uygulanmasına yönelik kararın değiştirilmesi konusunda ilgili Bakanlıklar düzeyinde yapılacak görüşmenin, sektörümüze binecek bu maddi yükün hafifletilmesi konusunda etkili olacağına inanmaktayız.
  • Piyasalarda kamunun fiyatlamaları ile piyasa fiyatları arasında bir kopuş yaşanmaktadır. Bir yandan TMO 2500 TL/ton fiyat ile buğday satarken, piyasada 3500 TL’ye kepek satılmıştır; ayrıca kamu bankaları ve özel bankaların kredi faizleri arasında da bük farklılık bulunmaktadır. Bu makasın daraltılması için çalışmalar yapılmalıdır.
  • Kaba yem konusunda daha düşük oranlarda fiyat artışı gözlense de çok büyük sorun yaşanmamaktadır, fakat et ithalatı zaman zaman gündeme gelmektedir, bu durum hayvancılığımız açısından doğru değildir.
  • Sektörümüz, ekonomik anlamda güven ortamının sağlanması durumunda 7-10 gün içerisinde aksiyon alabilecek durumdadır. Zaten sektördeki rekabet ve piyasa koşulları sektör oyuncularını fiyatların güncellenmesi konusunda aksiyon almaya mecbur bırakmaktadır.
  • Yem hammadde fiyatları %100-105 artarken yem fiyatları %95 civarında artmıştır. Aradaki bu fark TMO’nun uygulamalarının yem fiyatları üzerine %10-12 etkisi olduğunu göstermektedir.
  • Rusya ve Ukrayna fiyat belirlerken bizim alımlarımıza göre pozisyon almaktadır, TMO alımlarını daha küçük ölçekli yaparsa ve özel sektörün alım yapma konusunda önü açılırsa ve küçük alımlar gerçekleştirilirse daha makul fiyatlar oluşacaktır.
  • Son dönemde piyasalarda ve sektörümüzde anormal gelişmeler yaşanmaktadır ve bu süreçte yaşanan sorunların değerlendirilmesi için Bakanlığımız ile iletişimimizin güçlendirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır, bu amaçla aylık ya da iki aylık dönemlerle kamu özel sektör toplantıları gerçekleştirilmesi faydalı olacaktır.
  • Uygun görülürse, Bakanlığımız ile yem, un, makarna sektörlerini bir araya getirerek hububat işleyen sanayiciler ile bir istişare toplantısı organize edebiliriz.
  • YEM SEKTÖRÜNDEKİ GELİŞMELER İÇİN BİR ARAYA GELİNDİ

Ayrıca Türkiyem-Bir  Yönetim Kurulu  Üyesi Hasan Fehmi KİNAY (Tarım Kredi Yem)ise aşağıdaki görüşlerini sırasıyla dile getirdi:

”Son dönemde sektörümüzle ilgili gümrük vergilerinin sıfırlanması, TMO’nun hububat fiyatı açıklamaları gibi kamunun aldığı hızlı tedbirler sayesinde sektörde bir rahatlama yaşanmıştır.

  • Alınan tedbirler Eylül-Ekim aylarında piyasayı rahatlatmış fakat Ekim ayı sonrasında akıl dışı bir kur artışı gerçekleşmiştir. Bu süreçte artan fiyatlarla birlikte, sektörümüz de yerine koyma maliyetlerini dikkate alarak  fiyatlama yapmaya çalışmıştır.
  • 20 Aralık sonrasında kurda gerçekleşen düşüş ile beraber aslında maliyetlerimiz yüksek olmasına rağmen, yerine koyma maliyetlerinin düşeceğini öngörerek radikal bir kararla fiyat indirimi yapılmıştır. Bu iyileşmenin koşulları stabil kaldığı sürece önümüzdeki dönemde de yem sektörünün de Bakanlığımızın izlediği politikalara uyumlu hareket edecektir.

    Türkiyem-Bir  Yönetim Kurulu  Üyesi Hasan Fehmi KİNAY
    Türkiyem-Bir  Yönetim Kurulu  Üyesi Hasan Fehmi KİNAY

  • Bu dönemde kamu ile özel sektör arasında iki farklı fiyat oluşumu gerçekleşmesine dair endişelerimiz bulunmaktadır, böyle ikili fiyatlama durumu söz konusu olursa yönetemeyeceğimiz bir durum gerçekleşecektir.
  • TMO’nun desteği hububatlar konusunda faydalı olsa da, diğer temel girdilerimiz olan kepek ve yağlı tohumlar açısından TMO müdahale edememektedir. Kur artışı gerçekleşmeseydi TMO’nın müdahaleleri ile piyasanın regülasyonu büyük ölçüde sağlanabilirdi.
  • 2022 yılı için iklim koşullarındaki gelişmeler de dikkate alınarak, TMO’nun elinin güçlü tutulmasına ihtiyaç vardır. Bu belirsizlik ortamında önümüzü görebileceğimiz tek kurum TMO’dur ve ürün satışlarıyla bizleri desteklemesi piyasadaki spekülatif fiyatların da önüne geçebilecektir.
  • Yem sektörü kimsenin kullanmadığı atık ve artık ürünleri kullanmakta ancak bu ürünlerde bile spekülatif fiyatlamaların gerçekleşmektedir. Bu tür ürünlerde daha stratejik davranarak alternatif ikame ürünlere yönelebiliriz. Örneğin, ülkemizde üretilen pancar küspesini kayıpları önleyerek değerlendirip kullanabilirsek kepek benzeri ürünler açısından spekülasyonlardan etkilenmeyi azaltabiliriz.
  • Süt sektörünün yem sektöründen ayrı olması mümkün değil, süt üreticilerimizin şartlarının iyileşmesini  isteriz.
  • Sektörün önünü görmeye ve bilgilendirilmeye ihtiyacı var. Bakanlığımızın enformasyon açısından önümüzü görmemizi sağlayacak fiyat endeksleri oluşturmasına ihtiyacımız var.
  • Kamuda fiyat açıklamaları yapılırken piyasa fiyatından çok kopuk değil, piyasa fiyatlarına biraz daha yakın fiyatlar açıklaması regülasyon konusunda daha etkili olabilecektir.
  • Bazı bölgelerde mısır bölgenin ihtiyacına yetmiyor, bu nedenle TMO’nun mısır satışında bölgelere özgü aksiyon alması daha faydalı olacaktır.”

 Daha sonra bir diğer katılımcı olan Türkiyem-Bir  Yönetim Kurulu Üyesi ÖNDER MATLI (Proyem) ise şu görüşleri ile değerlendirmelere katkıda bulundu:

”Fiyatlamalar konusunda dinamik bir fiyatlama modeli geliştirmemiz gerekmektedir.

Türkiyem-Bir  Yönetim Kurulu Üyesi ÖNDER MATLI
Türkiyem-Bir  Yönetim Kurulu Üyesi ÖNDER MATLI
  • Ürün ithal etmek zorunda olduğumuz için her gün dolar alıyoruz ve Aralık ayında aldığımız ürünler için dolar kuru ortalamamız daha yüksek olduğu halde bunu fiyatlara yansıtmıyor ve  maliyetlerimiz yüksek olmasına rağmen, indirim beklentisini karşılamak için yemlerde indirim yapıyoruz.
  • Ambalaj maliyetleri önemli derecede yükselmiştir ve özellikle büyükbaş yemlerini %95 oranında çuvalla satmaktayız. Çiftçinin depolama alt yapısının geliştirilmesine yönelik teşvik ve farkındalık çalışmaları yapılırsa, dökme yem satma imkanı artacak ve ambalajdan gelen maliyet yükünün azalması sağlanabilecektir. Ayrıca bu şekilde doğrudan çiftçiye yem götürülebilecek ve aracılar da aradan kaldırılabilecektir.
  • TMO’ya iç piyasadan alınan ürünün de zararla satılması için yetki verilmesi fiyatların regüle edilmesi açısından faydalı olabilir.
  • Ayrıca süt fiyatlarıyla ilgili olarak, açıklanan süt fiyatları bir taraftan artarken, firmalar tarafından verilen süt primleri düşürülmektedir.”YEM SEKTÖRÜNDEKİ GELİŞMELER İÇİN BİR ARAYA GELİNDİ

 Yine TÜRKİYEMBİR Yönetim Kurulu Üyesi olan  Bekir TAŞKALDIRAN (Ofis Yem) da aşağıdaki görüşleriyle sektör ihtiyaçlarına değindi.:

” Piyasada çok fazla rekabet olduğu için zaten mümkün olduğunda fiyat düşüşleri de kendiliğinden oluşmaktadır.

TÜRKİYEMBİR Yönetim Kurulu Üyesi olan  Bekir TAŞKALDIRAN
TÜRKİYEMBİR Yönetim Kurulu Üyesi olan  Bekir TAŞKALDIRAN

 Son zamanda kesilen hayvan sayısında bir artış bulunmaktadır, özellikle kar edemeyen süt üreticisi dişi hayvanlarını kesime göndermektedir. Bu dişi hayvan kesimlerinin önümüzdeki yıllarda bedeli bizler için daha büyük olacaktır.

  • Devletimiz besicinin kazanç sağlaması için taban fiyat+prim sistemi uygulayabilirse faydalı olacaktır.
  • Yeme destek verilmesi de üreticinin maliyetlerini azaltmaya yardımcı olacaktır.
  • Ayrıca bankalardan alınan kredilerin finans maliyetleri çok yüksek oluyor ve bu durum maliyetlerimizi arttırmaktadır. Konuyla ilgili kamu otoritelerinin bankalarla görüşmesi bu konuda etkili olacaktır.

Yapılan açıklamalara katkı sağlayan bir diğer TÜRKİYEM-BİR Yönetim Kurulu Üye olan Zeki ZORBAZ (Özhen Yem) ise;

” Nakliye giderlerini azaltmak için demiryolu taşımacılığının iyileştirilmesi ve uygun maliyetle hizmete sunulması faydalı olacaktır.

  • Yem katkı maddelerinde de yüksek fiyat artışları gerçekleşmiştir, bunun etkisi de yem fiyatlarında hissedilmektedir.
  • Meyve posalarının yem sektörüne kazandırılması konusunda çalışmalar yapılması alternatif kaynakların değerlendirilmesini sağlayacaktır.
  • Genel olarak bu yıl yem talebinde bir miktar düşüş gerçekleşmiştir ve bu durum da fiyatları etkilemektedir. Dolar kurunun düşüşünü takiben önümüzdeki dönemde yem fiyatlarında bir miktar daha düşüş olacağını öngörmekteyiz.”diye görüş belirtirken, bir diğer  TÜRKİYEM-BİR Yönetim Kurulu Üyesi olan  Recai ÖNDER (CP Yem) ise;

” ESK’nın son açıkladığı süt fiyatı üretici tarafından memnuniyetle karşılanmıştı ancak kurun yeniden yükselmesiyle parite tekrar düşmüştür. Döviz kurunun şu anki seviyelerde stabil kalırsa süt/yem paritenin 1,1-1,2 arasında kalacağını tahmin etmekteyiz.” şeklindeki sözlerine yer verildiği görüldü.

Ayrıca yem sektörü temsilcilerinin konuşmalarının ardından kamu temsilcilerin de aşağıdaki açıklamalarda bulundukları ifade edildi.

Türk Şeker Genel Müdürü Mücahit ALKAN
Türk Şeker Genel Müdürü Mücahit ALKAN

Türk Şeker Genel Müdürü Mücahit ALKAN:”  Melas ve pancar küspesi açısından yem sektörüne destek olmaya çalışmaktayız. Bu yıl 265 bin tonluk melas üretimimizin %60’ını yem sanayiine verdik.

  • Melas fiyatı piyasada 2000-2500 TL/ton bandında iken Türk Şeker 1500 TL /ton ‘den  sektöre melas tedarik etmiştir ve böylece yemci ve besicilere ekonomik anlamda katkı sağlamıştır.
  • Küspe konusunda ise, önümüzdeki yıldan itibaren şeker şirketleri ürettikleri küspeyi pelet ya da silaj yapmak zorunda olacaklar, böylece yaklaşık 1 milyon tonluk küspenin kaybının da önüne geçilmiş olacaktır.
  • Tarımsal hasılanın arttırılması için yem sanayiindeki firmaların da sözleşmeli tarımı yaygın hale getirmeleri faydalı olacaktır.”
Bitkisel Üretim Genel Müdürü Mehmet HASDEMİR
Bitkisel Üretim Genel Müdürü Mehmet HASDEMİR

Bitkisel Üretim Genel Müdürü Mehmet HASDEMİR: ”Türkiye son 2019-2020 yıllarında gübre üretiminde %40’ın üzerinde artış sağlamıştır. Özellikle amonyum sülfat ve DAP gübresinde 200 bin tondan 800 bin tona ciddi bir yükseliş olsa da hala 4 milyon civarında gübre ithal etmekteyiz. Gübre üretiminde kullanılan hammaddenin neredeyse  %90’ı ithal hammaddelerden oluşmaktadır ve bu nedenle kur artışlarından etkilenmektedir.

  • Ocak ayında gübre fiyatlarının artmasıyla birlikte gübre desteği %100 ‘e çıkarılmıştır. Ancak bu süreçte yurtdışı fiyatları yaklaşık 5 kat artmıştır.
  • 2020 yılında ülkemizde 7 milyon ton gübre kullanılmıştır.
  • Gübre kullanımında miktar olarak çok büyük gerilemeler olmamasına rağmen, çiftçi besin değeri düşük ve daha uygun fiyatlı olan gübreleri kullanmaya yönelmiştir.
  • Asıl endişemiz, Ocak-Mayıs aylarında kullanılması gereken üst gübre denilen azotlu gübrelerin kullanılması konusundadır, bu konuda da çiftçimizi bilgilendirmeye gayret ediyoruz.
  • Gübre desteği ve finansal kaynak temini konusunda iyileştirme sağlanabilmesi için çalışmalarımız devam etmektedir.
  • Dünyada dane yemlerin fiyatlarındaki artışın arz kaynaklı olmadığını düşünmekteyiz.
  • Kaba yemlerde görülen fiyat artışı dane yemlerdeki artıştan çok daha düşük gerçekleşmiştir.
  • Özellikle içinde bulunduğumuz süreçte geçen yıldan daha iyi bir yağış olmuştur ve İç Anadolu bölgesinde bu yağış kar olarak yağdığı için istifade oranımız daha fazla olacaktır. Önümüzdeki dönemde de beklenen yağışların gelmesi halinde ekilişlerle ilgili sorun olmayacağını tahmin etmekteyiz.
  • Bu yıl çiftçimiz tüm alanları ekmiştir ve hatta nadas alanlarını da ekmeye başlamıştır.”

TMO Genel Müdürü Ahmet GÜLDAL:” 2021 yılını TMO daha çok iç alım değil dış tedarik noktasında yoğun geçirmiştir.

  • Temmuz-Aralık aylarında 5,3 milyon tonluk dış alım gerçekleştirdik.
  • Son 5 ayda, %70’i üreticiye %30’u yem üreticilerine olmak üzere 2,6 milyon ton hububat tedariki yapılmıştır.

    TMO Genel Müdürü Ahmet GÜLDAL
    TMO Genel Müdürü Ahmet GÜLDAL

  • Kasım ayına kadar fiyatlar bir şekilde istikrarını korudu ancak daha sonraki gelişmelerle hareketlilik artsa da TMO Aralık sonuna kadar fiyatlarını değiştirmeden devam etmiştir.
  • Alım fiyatlarının dinamik şekilde belirlenirse, piyasa fiyatları da TMO tarafından açıklanan fiyatlara bağlı olarak artış gösterecektir, devletin bu şekilde piyasayla yarışarak fiyat arttırması uygun olmayacaktır. Ancak dönemsel olarak fiyat belirlenmesi konusunu kendi aramızda görüşmekteyiz.
  • Bu sene devletimizin hedefi enflasyonu olabildiğince kontrol altında tutmaktı ve buna yönelik olarak TMO da görev alanındaki ürünleri makul fiyatlarla piyasaya sürmüştür. Bu 2,6 milyon ton ürünün bu amaçla satılmasıyla, üreticinin yeme vereceği 2 milyar TL’nin üreticinin cebinde kalması sağlanmıştır.
  • TMO’nun uygulamalarının ilgili tüm sektörler tarafından memnuniyetle karşılandığı bildirilmektedir.
  • Üreticiye doğrudan desteklerin devam etmesi sektör tarafından da kabul görmektedir. Bakanlığımızın politikalarına uygun olarak belki fiyatlarımızı biraz daha güncelleyerek piyasa fiyatlarının da düşmesi ile aradaki makasın kapatılması üzerine çalışılabilecektir.”
Hayvancılık Genel Müdürü Zekeriyya ERDURMUŞ
Hayvancılık Genel Müdürü Zekeriyya ERDURMUŞ

Hayvancılık Genel Müdürü Zekeriyya ERDURMUŞ: ”Son 5 ayda girdi maliyetlerinin artmasıyla birlikte yem fiyatlarında yükseliş olmuştu ancak kurun gerilemesiyle yem sektörü de gerekli refleksi göstermiştir. Bu anlamda üretici tarafında da fiyat düşüşünden dolayı bir memnuniyet bulunmaktadır.

  • 2018 yılından bu yana et fiyatları konusunda kamu bir baskı uygulamamaktadır tamamen serbest piyasa koşulları vardır.
  • Yem üretimindeki %30 civarındaki daralma sadece hayvan kesimlerinden kaynaklanmamaktadır. Fiyatların yükselişine bağlı olarak bazı üreticiler kendi yemlerini yapmaya yönelmiştir, karma yem talebindeki düşüşün bir miktarı da bu durumdan kaynaklanmaktadır.
  • Yem desteği verilmesi, yüksek külfet getirecek olması nedeniyle şu anki bütçe dahilinde mümkün görünmemektedir.”

Gıda ve Kontrol Genel Müdür Yardımcısı V.  Sedat ILDIZ:”Biz de soya yağındaki KDV’nin %18 olması konusundaki Gelir İdaresinin karar değişikliğinin doğru olmadığı kanaatindeyiz.

  • Kaba yem ihracatının yasaklanması ile kaba yem fiyatları piyasada reel düzeyde kalmasını sağlamıştır.”
Gıda ve Kontrol Genel Müdür Yardımcısı V.  Sedat ILDIZ
Gıda ve Kontrol Genel Müdür Yardımcısı V.  Sedat ILDIZ

Ulusal Süt Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi Burhan DEMİROK:” En son USK toplantısında 4,70 TL destek hariç, 4,90 TL destek ile beraber fiyat açıklanmıştı. Memleketin şartları da dikkate alınarak destek dahil 1,2 parite üzerinde o günün şartlarında konsensüs sağlanmış idi.

  • Şu an gelinen durumda ise kurun düşmesinin ardından süt fiyatında da bir düşüş olup olmayacağına dair endişeler bulunmaktadır, fakat şu an belirlenen bu fiyatın düşürülmesi mümkün değildir.
  • Sütte ambalaj maliyetleri de yükselmiştir, sadece 1kg’lık süt ürünü için ambalaj maliyeti 1,40 TL olmuştur. Ayrıca asgari ücretin de artmasıyla birlikte önümüzdeki yıl itibariyle işçilik giderleri de artacaktır. Bu nedenle süt ürünlerinde bir indirime gitme şansımız bulunmamaktadır.”

    Ulusal Süt Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi Burhan DEMİROK
    Ulusal Süt Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi Burhan DEMİROK

Toplantının kapanışı konuşmasında son olarak  söz alan  Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Fatih METİN’in sözleri özet olarak aşağıdaki ana başlıklarda toplandı:

  • Hububatlarla ilgili olarak TMO’nun dinamik fiyatlama konusu üzerine çalışılabileceğini,
  • DDGS ve ham soya yağındaki KDV değişikliği ile ilgili sektör taleplerini Ticaret Bakanlığı ile görüşeceklerini,
  • Yeni dönemde ihracatın merkeze alınacağını ve dolayısıyla finansın bu noktada önemli olduğunu ve finans maliyeti ile ilgili yeni duruma uygun çalışmalar yapılmakta olduğunu,
  • Tarım ve Orman Bakanlığı olarak tarımsal desteklerin arttırılmasına yönelik çalışmalar yaptıklarını, tarımda temel girdiler olan gübre, yem gibi konuların bu çalışmalar kapsamında değerlendirilmekte olduğunu,

    Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Fatih METİN
    Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Fatih METİN

  • Hububat sanayicileri ile uygun bir zamanda organize edilecek bir buluşmaya katılabilecekleri şeklinde ifade edildi.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz